1 Eylül 2023

KLOSTROFOBİ

KLOSTROFOBİ
Bahçelerin yerini kreşler aldı... 
Komşular yerine öğretmenler var artık. 
Altı bezli, ağzı emzikli, anne diye ağlayan çocuklar kreşlerde, yuvalarda, okullarda...
Ne değişti? 
İnsanlar değişti. 
Mahalleler değişti. 
Büyük şehirler daha da büyüdü, binalar gökdelen oldu. 
Güvenlik şart oldu, her yer site doldu. 
Anneler babalar iş yerlerine gitmek için trafiğe doluştu. 
Çocuklara vakit kalmadı artık...
Yetemediler artık, yeten birini aradılar. 
Aynı onlar gibi olan ailelerin, 
Aynı kaderi yaşayan çocuklarıyla buluştular okullarda, kreşlerde, yuvalarda...
Anne baba çalışmak zorundaydı, 
Anneanne, babaanne çok uzaktaydı. 
Komşular tanınmıyordu bile... 
Anne gidiyor, baba geç geliyordu!
Bakıcı bulmak zordu, eş dost yoktu, güvensizlik çoktu. 
Okullar en güzeliydi: bilindik, teknolojik, eğitimli ve güvenli! 

Önceden 2 yaşında geldiğinde bahçeye çıkan çocuklar evde mahsur kaldı. Oksijeni pencereden bulmak yetmiyordu. 
Hiperaktif, dikkat eksikliği, öfke kontrol sorunu olan çocuklar arttı. 
Çocuklar erken yaşta stresle, depresyonla tanıştı. 
Toprakla hiç tanışmayan, taş altında solucan aramayan çocuklar son model tablet ve telefonlarda parmaklarını çalıştırdı. 
Susayınca komşusuna gidemedi, arkadaşlarıyla gizli yerler keşfedemedi, acıktığında annesi tarafından çağrılamadı. 

Yeni nesil çocuklar, artılarla dolu bir dünyada, eksilerle dolu bir şekilde yaşadı... 

Bahçelerin yerini okullar aldı, komşuların yerini öğretmenler...




----

Not: Bu yazıyı "daginikanne.blogspot.com" adresinden farklı bir adreste okuyorsanız bilin ki çalıntıdır.
Lütfen emek hırsızlığına izin vermeyin...

DEVAMINI OKU

3 Şubat 2023

FİLM YORUM: PAN (2015, iMDB: 5,9)

Peter Pan yorumlanmaya devam ediyor. Bu film de 2015 yapımı, biz yeni izledik. 

PAN 2015
Peter Pan'in Neverland'e ilk gidişi ve sonrası, hikayenin orijinal hali ve ilave kurgu karışımıyla aktarılmış. 

İkinci Dünya Savaşı'nda, İngiltere'deyiz. Minik bir bebek bir yetimhanenin kapısına gözyaşları ile bırakılıyor, çok sevildiği söylenerek (tabi bu kısımlar benim ağladığım kısımlar, artık bu filmlerde bile ağlıyorum...). Bebeğin ismi Peter (Levi Miller).  

DEVAMINI OKU

1 Kasım 2022

SİZ HEP UMUDUMUZ OLUN...

TEMA Vakfı - Kavacık
Rengimiz olsun tüm çocuklar...

Sen bunları görme oğlum...
Senin en büyük derdin yine o büyük oyuncak kamyon olsun.
Çamaşır makinesini izle,
Denizin sularına güvenme...

Sen bunları görme oğlum...
Senin en büyük derdin uykunun gelmesi olsun,
Hala hazırlanmayan biberonun,
İstediğinde orada olmayan suyun olsun...

Sen bunları görme oğlum,
Senin en büyük derdin kafana su değmesi olsun.
Saatlerce inşaat izlemek,
Masada duran karpuza uzanamamak olsun.

Sen bunları duyma oğlum...
Senin en büyük sesin aniden çalışan bir araba olsun,
Beklenmeden çalan bir kapı zili,
Senden habersiz izlenen televizyonun yankısı olsun.

Sen bunları yaşama oğlum...
En büyük derdin büyümek olsun...
En koyu rengin gri olsun.

Kötüleri içeri sokma oğlum,
Kalbinde hep sevenlerin olsun.
Yabancılardan kork, yükseğe çıkma, tümsekle nasıl baş edeceğini düşün.

Sen bunları hiç hissetme oğlum,
Haberleri hiç izleme,
İnsanların bu yüzünü görme oğlum!
Senin tanıdığın tek kötü insan, oyuncağını alan arkadaşın olsun.

Sen hep sevil oğlum,
Bizim yerimizi hep sevenlerle doldur,
Kaşlarını çatma, güvensiz bakma.
Sen hep umudumuz ol,
Senin yüreğin hep temiz olsun oğlum!


27.07.2016
DEVAMINI OKU

1 Eylül 2022

BUĞDAY KAVURGASI TARİFİ (BEBEK İÇİN +24 AY)


kavurga tarif
BUĞDAY KAVURGASI
Kavurgayı hepimiz biliriz. Oldukça pratik ve lezzetli bir çerez.


Sanırım en yaygın bilinen ve satılan mısır, ancak kavurga çeşitleri oldukça fazlaymış. 
Çorba yapmak için buğday ıslattığımda bir kısmıyla da kavurga denemek istedim.

Kimler hatırlıyor külahta aldığımız kuru yemişleri? Yaşım ortaya çıkacak maalesef fakat buna aldırmadan üşenmeyip bir külah yaptım kavurgayı koymak için. 

Yaparken de eski günlere gittim:
Küçük mahalle bakkallarına, çocukluğuma, çekirdek çuvalının yanında her daim olan hazır külah stoklarına... :) Hatırlayanlar için de küçük bir yolculuk olacak eminim.  

İsminin kavurmaktan geldiği kavurga için bakınız wikipedia ne diyor:
"Yıkanmış tahılın yanmaz bir tava ya da sac üzerinde kavrulması ile yapılır. Özellikle tok tutması, protein yönünden yüksek olması nedeniyle kışın sert geçtiği iç bölgelerde çok tercih edilir. Türkler'in Anadolu'ya göç ederken getirdikleri bir yiyecek kültürüdür. Hazmı kolay olmasının yanında vücut üzerinde anlık yorgunlukları engellediği ve vücudu soğuktan koruduğu için günümüzde de hâlâ popülaritesini korumaktadır."

BUĞDAY KAVURGASI TARİFİ

MALZEMELER:

Buğday 


TARİFİ:
  • Buğdayları yıkadıktan sonra şişmesi için birkaç saat suda bekletin. 
  • Suyunu süzün
  • Yapışmayan bir tavada renkleri kahverengi olana kadar karıştırarak kavurun. 



Sonrasında çerez niyetine kıtır kıtır yiyorsunuz.

Yaklaşık 15-20 dakika sürebiliyor tam istenen renge gelmesi, ancak zevkinize göre daha az veya çok tutabilirsiniz.
Normalde yağsız yapılıyor ancak ben biraz zeytinyağı koydum. 
İsterseniz kavururken baharat da ekleyebilirsiniz.

Biraz sert, tadı patlamış mısırı andırıyor.

Bebek için +24 ay dedim ancak sertliğini lütfen kontrol edin ve yerken siz muhakkak yanında olun. 

Afiyet olsun.
DEVAMINI OKU

4 Haziran 2022

PİŞMAN OLMA ASLA!...

CAN-SIMIDI
PİŞMAN OLMA
Pişmanlık olmamalıdır lügatında. 
Pişman olacağın şeyleri öğrenmelisin büyüdükçe ve vazgeçmelisin pişmanlıktan. 

Bilmelisin ki, yeniden dünyaya gelsen, yine o noktada olsan, yine aynı kararı vereceksin!

Yaşadıktan sonra geri dönüş yok! Yaşıyorsan dönemezsin, dönersen yaşamamışsındır! Bu yüzden sadece 'öğren'! 
Tecrübe diyorlar adına, olgunluk diyen de var! Yaşanmışlık aslında, birikim... 

Pişman olma asla! Pişman olacaklarını öğren!

Yaşanmalıymış yaşananlar, geri dönüş yok! Olmamalı da... Sil baştan yaşayamazsın hayatı. Aynısını yaşarsın ne de olsa. Sen sensin, sen yine sen olacaksın, yine aynısını yapacaksın!
Aynı kişiye güvenecek, aynı yere gidecek, aynı kararı vereceksin. 
Sen sensin!
Yaşadıkça öğrenmelisin, öğrendikçe değişmelisin. 

Tecrübe diyorlar adına, olgunluk diyen de var! Yaşanmışlık aslında, birikim... 

Keşkeyi sokma hayatına! 'Bir dahaki sefere' de. Öğren sadece. Sonra kurtul geçmişin yükünden. 

Keşkeler katilidir yaşadığın anın... 

Pişman olma asla! 
Bilmelisin ki, yeniden dünyaya gelsen, yine o noktada olsan, yine aynı kararı vereceksin!...



DEVAMINI OKU

19 Nisan 2021

Anne Olmak Hakkında Her Şey!



Gebelik, Doğum ve Anne Olmak Hakkında Her Şey!

Bir bebek sahibi olmak birçok evli çiftin hayallerini süsler. Bazen tesadüfen bazen ise uzun çabalar sonucu oluşan gebelik anne adayları için eşsiz bir deneyimin başlangıcıdır. Bu süreçte; hamile olduğumu nasıl anlarım, hamileyken nelere dikkat etmeli, doğum hakkında neler bilinmeli ve bebek bakımı ile ilgili ipuçları nelerdir gibi sorular anne adayları sıklıkla meşgul eder. Hamilelik öncesi ve sırası hakkında, doğumla ilgili ve bebek bakımıyla ilgili aklınıza takılan tüm soruların cevaplarını www.cicicocuk.com adresinde bulacaksınız!


Hamilelik Nasıl Gerçekleşir? Nasıl Anlaşılır?


Gebelik, fetüsün anne karnındaki gelişim sürecini ifade etmek için kullanılan bir terimdir. Kadın vücudundaki sağlıklı yumurtanın erkekten gelen sağlıklı sperm hücreleri tarafından döllenmesi sonucu gerçekleşir. Anne adayının son adet dönemi gebeliğin başlangıcı olmak üzere 40 haftalık bir süreci kapsar. Çeşitli erken gebelik belirtilerinden söz etmek mümkün olsa da adet kanamasının beklenen günde gerçekleşmemesi en kesin gebelik belirtisi olarak değerlendirmek yanlış olmayacaktır. Kanamanın gecikmesi durumunda 4 gün sonra gebelik idrar testi ya da kan testi uygulayarak doğru sonuç alabilirsiniz.

Gebelik gerçekleşmeden önce ya da gebelik esnasında çeşitli sağlık problemleriyle karşılaşılabilir. Herhangi bir problem söz konusu olmasa bile anne adayının doktor kontrollerini aksatmaması hamilelik sürecinin ve bebek gelişiminin takibi açısından bir hayli önemlidir.


Anne ve Bebek İlişkisi


Bir kadın için annelik serüveni hamile olduğunu öğrendiği ilk an başlamış demektir. Gereksiz endişeleri bir kenara bırakmak ama riskli durumların da farkında olmak annelerin hem kendi sağlıkları hem de bebeklerinin sağlığı için edinmesi gereken bir beceridir. Bu şartlar altında hamilelik süreciyle birlikte annelerin kafasında pek çok soru işareti oluşmaya başlar. Beslenmeden cinsel yaşama, bebek gelişiminden doğumla ilgili bilgilere kadar pek çok farklı konu anneler tarafından bu süreçte araştırılmaya başlanır.

Anne ile bebek arasında kurulan bağ yalnızca anne adayının bebek gelişimi ve gebelik süreci ile ilgili öğrendikleri ile sınırlı değildir. Annenin yedikleri, kalp atışı, kokusu, sesi ve hatta içerisinde bulunduğu ruh hali bile anne karnındaki bebek tarafından hissedilir. Bebek annesini sesi ve kokusundan tanır. Bu ikiliye bir de annenin kalp atışının eklenmesi, bebeğin kendini güvende hissetmesini sağlar. Hamileliğin ilk günlerinde kurulan bu bağ, gebelik ilerledikçe ve bebek büyüdükçe artmaya devam eder. Aynı şekilde doğum gerçekleştikten sonra da bu bağ kopmaz, aksine emzirme ve anne sütü sayesinde katlanarak artmaya devam eder. Anne ile bebek arasındaki bu sevgi bağı bebeğin psikolojik, zihinsel ve fiziksel gelişimini olumlu etkiler.


Bebeğim Büyüyor: Anne Çocuk İlişkisi



Hamilelik ve yeni doğan döneminde bebek bakımı ne kadar önemliyse, erken çocukluk ve çocukluk dönemlerinde bilinçli bir anne olup çocuk gelişimi hakkında bilgi sahibi olmak aynı derecede önemlidir. Bu süreçte alınan doğru bilgiler, anne ve çocuk arasında bebeklik döneminde kurulan bağı güçlendirecek ve artık sosyalleşen çocuğunuzun sağlıklı iletişimler kurmasına yardımcı olacaktır. Bu doğrultuda anne çocuk ilişkisini hamilelikten ergenliğe kadar detaylarıyla inceleyen anne çocuk rehberi, anneler için oldukça geliştirici bir kaynaktır. Cicicocuk.com, anne çocuk ilişkilerini sağlam bir temele inşa etmeye yardımcı olan en önemli bilgileri sizlerle paylaşıyor!
DEVAMINI OKU

15 Nisan 2021

KİTAP YORUMU: 1984 (GEORGE ORWELL)

Kaç yıldır okumak isteyip bir türlü başlayamadığım kitap. George Orwell'e 'Hayvan Çiftliği' ile başladım ve iyi ki de öyle yapmışım. 
Kitap yazarca gelecekten bahsediyor. İktidarın 'Büyük Birader' (Big Brother) isimli bir liderin eşliğindeki bir Parti'de olduğu, iktidarın devamı için her şeyin kontrol edildiği, edemedikleri nokta olursa değiştirdikleri, kendi kontrolleri dışında hiçbir şeye izin vermedikleri, insanların insanlığını azaltmayı hedefleyen bir iktidar. 
Bu yeni yapılanmayı yavaş yavaş ve sürekli olarak aktarıyor ki birebir yaşayasınız. Bunu başarıyor da! Ama aynı zamanda içimi sıkmayı da başardı :) Orada yaşıyormuş gibi oldum.
Belki de okumak için yanlış zamanı seçtiğimden kitap çok yavaş ilerledi. Uzun süre aynı şeyleri tekrar ediyormuş gibi geldi. Neyse ki sonlara doğru garip bir hareketlenme oldu ve 'kitap bitti' diyeceğiniz bir noktada çok başka bir yere taşıdı. 
Mutlaka okunması gereken bir klasik. Kaç yıl önce yazılmasına rağmen güncelliğini asla yitirmeyen bir klasik. Aradan bu kadar yıl geçti, hala 'iktidar'lar aynı. Ürkütücü ama gerçek... 
Hele ki 'parti'nin yapısının detaylı anlatıldığı, savaşların neden yapıldığının açıklandığı kısımlar tüylerimi ürpertti...


Okurken bir iki kelime dikkatimi çekti: 
Önünde sonunda: Bu ifadeyi hep "eninde sonunda" olarak bilen biriydim. Meğer ikisi de kullanılıyormuş.
Handiyse: Bunu da ilk kez gördüm; sıkça geçiyor kitapta.


Anneler için dipnot: Her şeyi okuyamayan vakitsiz, uykusuz, içi daralmış anneler bu kitabı biraz ertelesin ;) Mutlaka okusun ama yukarıdaki haldeyken değil. 





DEVAMINI OKU
Blogger tarafından desteklenmektedir.