9 Ocak 2017

KİTAP YORUMU: SİLİNİŞ (TESS GERRITSEN, MARTI)

Tess Gerritsen - Vanish
TESS GERRITSEN-SİLİNİŞ
Tess Gerritsen ismini son yıllarda sevdiğim arkadaşlarımdan çokça duyar olmuştum.
Aslında tavsiyeler seri üzerine detaylı ve sıralıydı ancak bizim kitabı alışımız biraz plansız oldu. Tatile gitmeden önce oğluma kitap alırken "biz de yanımıza bir kitap alalım" dedik. O an Tess Gerritsen aklıma geldi ve hatırladığım kitaplarından aramaya başladım: "Cerrah, Çırak...." maalesef bu kitaplar ellerinde yoktu, ancak "Siliniş" kitabı hem vardı hem de indirimdeydi. Oyalanmayı sevmeyen eşim de hemen "tamam bunu alalım, okuruz, diğerlerini sonra alırız" dedi. Ben her ne kadar "ama tavsiye, ama önce" desem de başka bir yere uğrayacak vaktimiz de yoktu ve fazla itiraz etmedim.
Yaz boyunca her haftasonu yaptığımız 3,5-4 saatlik deniz otobüsü yolculuğu sırasında, bulantı ilaçlarının ve deniz otobüsünün de konforuyla, serinin beşinci kitabı olduğunu öğrendiğim "Siliniş"i iki veya üç gün içinde bitirmiş oldum. Kitabın orijinal adı 'Vanish' ve 2005 yılında çıkmış.
Seri olması gözünüzü korkutmasın, ben okurken seri olduğunu anlamadım bile. Birbirinden bağımsız olarak rahatça okuyabileceğiniz kitaplar. 
Tess Gerritsen-Siliniş, İlk Sayfalar
Arka Kapak yazısı:
Kendini bir rehine krizinin yanlış tarafında bulunca, hamile olan cinayet masası detektifi Jane Rizzoli, hayatının en mutlu saatleri olabilecek süreçte kendini tam bir kâbusun ortasında bulur. İsimsiz, güzel bir kadın, morga ceset olarak getirilir. Fakat Boston'lu tıp uzmanı Maura Isles ceset torbasını açıp baktığında, unutamayacağı bir korku yaşar: Ceset gözlerini açar!

Hâlâ hayatta olan kadın hastaneye yetiştirilir, ama tuhaflıklar çok geçmeden ölümcüllüğe dönüşür. Kadın, son derece soğukkanlı bir şekilde güvenlik görevlisini öldürerek hastaları rehin alır… Aralarından biri hamile cinayet detektifi Jane Rizzoli'dir.

Bu şiddet eğilimli, çaresiz ruh kimdir ve istediği nedir? Gergin saatler ilerlerken Maura, Jane'in kocası FBI ajanı Gabriel Dean'le işbirliği yaparak gizemli katilin kimliğini araştırmaya başlar. Federal ajanlar aniden ortaya çıkınca, Maura ve Gabriel sıradan bir rehine krizinden çok daha derinlere uzanan bir olayla karşı karşıya olduklarını anlarlar. Bu gizemin anahtarını sadece silahlı çılgın kadınla kapana kısılmış olan Rizzoli elinde tutmaktadır... Tabii eğer hayatta kalırsa.
Kitap yorumu kapak sayfası
Tess Gerritsen-Siliniş, Kapak Yazısı
Gelelim benim yorumuma:
Hikaye Mila adında bir kızın birkaç sayfalık hikayesini anlatmasıyla başlıyor. Hayatın karanlık yüzüyle tanışmasıyla.. Sonrasında farklı olaylara geçiş yapılıyor. Bir sebepten gece morga dönmek zorunda kalan Adli Tıp Doktoru Maura Isles, cesetlerden birinde hayat belirtisi gördüğünde -başına gelecek suçlamalardan habersiz- soluğu hastanede alıyor.
Diğer tarafta -ana karakter de olduğunu anladığımız- hamile bir polis memuru "Jane Rizzoli"nin katıldığı bir duruşmada yaşanan talihsiz olay sonrasında acilen aynı hastaneye gelmesiyle kahramanlarımız yerlerini alıyor.
Odada unutulduğunu düşünen sabırsız karakterimiz Jane, o halde kalkıp etrafta birilerini aramaya başlayınca bir kez daha sabırsızlığının kurbanı oluyor. Kendi doktoru da dahil altı kişinin, silahlı bir kız tarafından rehin alındığını fark ettiğinde kendisi de rehineler arasına yerleşiyor.

Bir detay daha var ki, Jane'in kocası da başarılı bir FBI ajanı Gabriel Dean!

Tecrübeli polis memuru Jane, karısının içeride olduğunu öğrendiğinde çıldıran FBI ajanı Gabriel, olayın hem içinde hem dışında olan doktor Maura ve gizemli kız etrafında dönen esrarengiz olaylar zinciri sizi kitaba bağlıyor.

Kendisi de doktor olan Tess Gerritsen'in Tıbbi Gerilim tarzındaki tıbbi kısım sizi asla rahatsız etmiyor, tadında bırakılmış. Okuması çok ama çok rahat ve akıcı... Nasıl bitirdiğinizi anlamıyorsunuz.

Bu kitap biter bitmez seri kitaplarını tekrar araştırdım ve Jane Rizzoli'nin maceralarının "Cerrah" isimli kitapla başladığını öğrendim. Tabi ki "Cerrah" ve sonrasında "Çırak" kitabının siparişini verdim bile!

Bu serinin karakterleri Jane Rizzoli ve Maura Isles bir diziye de ilham olmuş ve bu karakterlerle uzun soluklu bir dizi çekilmiş. Kitabın kapağındaki iki kadın resmi bu diziden alıntı. İtiraf etmeliyim özellikle Jane karakterini çok uyumlu buldum!
kitap arka sayfa
Tess Gerritsen-Siliniş, Arka Sayfa, Yazar Hakkında
Kitap merak, gerilim, polisiye konusunda benden geçer not aldı. Kitabın sonuna kadar merak duygunuzu ayakta tutabiliyor. Sevgili Mila'nın başına gelenler, rehine odasındaki gerginlik, bu olayın perde arkasındaki yaşanmışlıklar derken kitabın sonuna hızlıca geliyorsunuz.


Yazarın anlatım dili sebebiyle de tüm kitaplarını okumak istiyorum. Yeni bir 'Dan Brown' bulmuş gibi sevindim.

Gerilim, polisiye seven ve merak duygusuyla barışık herkese ısrarla tavsiye ederim! Tess Gerritsen ile tanışmamış olanınız varsa bir an önce tanışmalı..

Keyifli okumalar!
Okuduktan sonra bana yazmayı unutmayın lütfen :)

-----
Şimdiye kadar paylaşabildiğim diğer kitap yorumları:
DEVAMINI OKU

5 Ocak 2017

MARKA HOCAM: EN İYİ ANNE, ÇOCUK VE KADIN BLOGLARI


Marka Hocam, En İyi Anne, Çocuk ve Kadın Blogları'nı listelemiş. Listede sevdiğim ve beğendiğim başarılı isimlerin yanında kendi ismimi de görmek beni çok mutlu etti. Harcanan emeklerin profesyonel bir göz tarafından incelenmesi bizi nasıl mutlu ediyor biliyorsunuz. 
Tüm arkadaşlarım adına da kendisine teşekkür ediyor, hem blogumda yer almasını istediğim için hem de bakmayanların ziyaret etmesi için linki paylaşıyorum :)


Bu güzel yoruma vesile olan dostlarıma da ayrıca çok teşekkür ederim!
Güzel ziyaretleriniz eksik olmasın sayfamdan ;) 


Marka Hocam, blogu yeni olsa da sahibi tanıdığımız Hızlı Adam ;) İki blogta da bizim için çok faydalı içerikler var, hala tanımayan varsa bir bakın derim 👀...
DEVAMINI OKU

28 Aralık 2016

PRATİK BİBER TURŞUSU TARİFİ

pet sisede biber tursusu tarifi
Evde güzel mi güzel organik biberler kalınca aklıma minik kaplarda turşu yapmak geldi ve işe koyuldum. Özellikle küçük şişelere yaptım ki hem saklaması, hem de yemesi kolay olsun ve hemen bozulmasın.  

MALZEMELER:
350 ml pet şişe (isterseniz daha büyük)
Aldığı kadar sivri ve tombul acı biber (ben yaklaşık 15 tane sivri, 20-25 tane tombul koydum)
10 diş sarımsak (isteğe bağlı)
10-15 nohut
Kereviz sapı veya maydanoz
1 yemek kaşığı kaya/deniz tuzu
Bir küçük kahve fincanı sirke (tercihen üzüm sirkesi)
Çeyrek limon suyu
Aldığı kadar su

Not: Miktarları kullanacağınız kap ebadıyla orantılı olarak değiştirebilirsiniz. Biberleriniz çok taze ve kırılgansa dizmek zor olacaktır. Bu durumda dışarıda bir süre bekletip yumuşamalarını sağlayabilirsiniz. 

YAPILIŞI:
. Şişenin en altına nohutları yerleştirin. 
. Biberleri yıkayıp saplarını ufalttıktan sonra bıçakla üzerine delik açın ve onları da mümkün olduğu kadar sık olacak şekilde ve dolana kadar şişeye yerleştirin. 
. Aralarına sarımsakları serpiştirin.
. Başka bir kapta, az miktar ılık bir suda tuzu karıştırıp eritebildiğiniz kadar eritin. Sirke ve limonu da karıştırın. 
. Bu karışımı pet şişenin içine yavaş yavaş boşaltın. Kalan boşluğu ılık su ile doldurun. 
. Şişede hava kalmaması için şişenin dış kısmına parmaklarınızla hafif hafif tıklayın ve pet şişeyi hafif hafif sıkıp bırakarak hava boşluklarının hareket etmesini sağlayın (başarılı sonuç için hava boşluklarını temizlememiz gerekiyor).
. Hava boşluğu sebebiyle sıvı azaldıysa ılık suyla tamamlayın.
. Şişenin ağız kısmına tercihen kereviz sapı veya maydanozları güzelce kapatın. 
. Şişenin de kapağını kapatıp iyice sıkın. 
Direkt ışık almayan bir yerde 10-15 gün kadar bekletin. Bu esnada devrilmemesine dikkat edin. 

Zaman geçtikte renginin değiştiğini ve turşunun oluştuğunu göreceksiniz.  
Ben sonrasında buzdolabında sakladım ve "acı seven ev halkı" ile kısa sürede bitti. 


Not: Ben şişeyi bekletirken yaklaşık 1 hafta sonra haberim olmadan yaramazın biri devirmiş ve kapak kenarlarından sızma olmuştu. Aynı miktarda sıvıyı karışım olarak ekleyip kapattım. Sonuç yine değişmedi. 
Olur da sizin de başınıza gelirse panik yapmayın, aynı miktarda sıvıda bir süre daha bekletin...

Afiyet olsun! 


----------


Not: Bu yazı "daginikanne.blogspot.com" adresine aittir. 

DEVAMINI OKU

19 Aralık 2016

MİM MİRİ MİM: 2017'YE DOĞRU HAYALLER, DİLEKLER VE HEDEFLER (VE BEKLEYEN MİM LİSTEM)


Yine yine hatırlanmanın verdiği mutluluk ile bir mim yazısında daha beraberiz... 
Mim listeme önce sevgili tatlı mı tatlı Simurg (Simurg'un Kalemi: Kendisi dolu dolu yazmış bu mimi) ve sonra yarı kaçak gülücüklü güzel insan Talha .MTY. (Her Nefes Yeni Bir Hayat-Bir Kilo Tebessüm: Kafama Mim Düştü diye başlık açan tatlı blogger :)) tarafından eklenen 2017'ye doğru hayaller, dilekler, hedefler mimini zamanı geçmeden yapayım istedim. Neyse ki ruh ikizimin mimini de kaçırmamış oldum! Ondan sonra yazmak hep zordur ;) Yayınlarına hayran olduğum Kore Fenomeni'nin de mimi burada
Bunun benzerini 2016 için de yapmıştık birlikte, o da şuradaListem hala dolu ama yapacağım... Hatta yine tatlı Simurg'un "Ben Kimim" mimi de sırada ama gelin görün ki en zoru o olduğundan ve şu an yayınlarım çalındığından yazmak için uygun zamanı bekliyorum. 
Şu sıralar bir şey düşünemez, bir şeye sevinemez, bir şeyden keyif alamaz oldum. Bu yeni bir duygu değil aslında, sizinle zaman zaman paylaşıyorum, yaklaşık 4-5 aydır çok yoğun. Hiçbir şey yapamadığım zamanların birikmişliğini hala temizleyemedim. Yokluğum ve durgunluğum bundandır. 

Bu mimi Dilek Kıroğlu (Thegoodwish) başlatmış ve mimlerde kendisinden bahsedilmediği için üzüntüsünü blogunda ve mim sayfalarında dile getirmiş. Biz de onu üzmeyelim ve hem ismini hem de bu mim için uygun gördüğü resmi kullanarak başlayalım...





SORU 1. Kimse mükemmel değildir ama yine de eksikleri düzeltmek mümkün. Huylu huyundan geçmez mi dersin? Yoksa şu huyumu değiştirsem hiç fena olmaz mı? Nedir o huyun? 2017 için kendinde değiştirmek istediklerin neler?



Daha az kontrollü ve daha az detaycı olmak isterdim. 


SORU 2. Meşhur Alaaddin'in Sihirli Lambası oldu ya kucağına düştü. Ve tabi ki 3 dilek hakkı verdi. Dikkatli düşün, klavyenden çıkan her cümleyi gerçeğe dönüştürebilir. Ne dilerdin?
Çok klasik cevaplar vereceğim, okumadan direkt geçebilirsiniz :) Bu dileklerimi herkes için gönderiyorum:


1. SAĞLIK: Sağlık sorunlarım dillere destan. Önce kesinlikle sağlık isterim. 
2. AİLEMLE HUZUR: Gece yatağa yattığınızda hissettiğiniz o rahatlık var ya.. İşte ondan!
3. BİRAZCIK UYKU VE ZAMAN LÜTFEN: Uykusuzluğum da dillere destan malum, küçük maymunum uykuyu sevip (sağlıkla tabi ki) biraz uyursa artık ve bizi de uyutursa çok mutlu olurum :) 

SORU 3. Şimdi gerçek hayata dönüyoruz, evin, çocukların, kendin, kedin.. için yeni yılda neler yapmak var aklında? Şimdiden düşünelim ki, yeni yıl kapıda hazırlıksız yakalanmayalım :)
Özellikle tarihlere takılan bir insan olmadım ama gelecek için planlarım kendime biraz çeki düzen verebilmek, kendime vakit ayırabilmek, eşimle ve oğluma daha fazla vakit geçirebilmek. 

SORU 4. Piyangodan büyük ikramiye çıksa hepimiz dünyayı gezeriz değil mi? Sen neler yapmak isterdin? Bir de şöyle düşün, o istediklerin için çok  para şart mı? Belki de değildir.

Çok klasik olacak ama beni tanıyanlar bilir ki çoğunu dağıtacağım. Nasılsa büyük ikramiye, hepimize yeter! 

Kalanıyla da büyük bir ev, mümkünse bir yardımcı :P ve tüm aile beraber olabilmemiz için deniz kenarında güzel bir yazlık alırım sanırım :) 

Ve de, 2016 mim yorumlarında bahsedip tüm bloggerlar birleşip coştuğumuz "Blog Cafe"yi de hayata geçirebiliriz, ne dersiniz??   


SORU 5. Para para para. Para harcamadan da gerçekleştirebileceğin hayallerin vardır elbet. Haydi onları da paylaş, bekliyoruz. 

Şu sıralar başka şey dileyemiyoruz hiçbirimiz! Herkes için barış ve huzur diliyorum öncelikle! İnsanlara insanlık, merhamet ve akıl diliyorum.
Bunu alabileceğimiz bir yer varsa hepimizin servetini vereceğini de biliyorum. Bir gün olacak...

Gündemden kopabilirsek de isteklerim şu şekilde:
Uyumak, uyumak ve uyumak... 
Uyuduktan sonra kendime ve aileme vakit ayırabilmek, arkadaşlarımla görüşebilmek, blogumla daha çok ilgilenebilmek. 

Geçen sene için yaptığım mim'e baktım da isteklerimde fazla bir değişiklik olmamış ;) Ama kitap konusunda çok başarılı olmuşum takdir ettim kendimi! 

Kimleri mimledim??? 
Çoğunuz mimlendiniz biliyorum, yazılarınızı da okuyorum ;) Bu yüzden sınır koymuyorum, yapmak isteyen herkes mimlidir! 

Ben burada, mim listemde bekleyen, henüz yapamadığım ama beni unutmayıp mimleyen güzel blogcanları listeliyorum ki gözümün önünde dursun, bilin ki tüm mimleri yapacağım :) Siz de bir bakın bakalım, beğendiğiniz mim olursa yapıverin hemen:

Fenom, Ruh İkizim: Yak, Yeniden Yaz, Tekrar Oku (Fenom 💓, isimlerini ve resimlerini belirledim ama yazamadım henüz)
Simurg: Ben Kimim (Tatlı Simurg 💗, şu sıra yayınlarım çalınıyor, o sorun hallolsun yazacağım)
Edep Yahu: Öp Evlen Uçurumdan At (Çok keyifli bunu yapması :) İsimleri de seçtim ve yazdım, kurayı çekip yazamadım henüz) 
Aytülcüm: Çocukken Etkilendiğim Hikaye ve Masallar
 (Her yazısıyla enerji depolayan Aytülcüm ilk miminde beni de unutmamış mimlemiş 💙)
Fenom: Blogger Life (Canım ruh ikizim hiç unutmaz beni 💛)
Aytülcüm: Satırarası Mim (İlkini geciktirmeme rağmen yine unutmadı beni güzel insan 💙)
Esra Ercan (Fighting): Yazın En'leri (Bu da ismimi görünce çok mutlu olduğum bir mim! Listemde tatlı Esracım 💝 :))


Kayıp dönemlerimde atladığım mim varsa ne olur yazın bana....

----------




Not: Bu yazıyı "daginikanne.blogspot.com" adresinden farklı bir adreste okuyorsanız bilin ki çalıntıdır.



Lütfen emek hırsızlığına izin vermeyin...
DEVAMINI OKU

12 Aralık 2016

SİYAH



SİYAH
Acıları sığdıramıyorum artık içime,
Aşırı yük uyarısı veriyor yüreğim...
Gözlerim yetişemiyor boşaltmaya,
Bedenim ağlıyor acıdan...
Ruhum sıkışmış...
Gündelik acılarımız yeterken yaşamaya,
Göndermeyin artık merhametsizlikleri, acımasızlıkları, insansızlıkları... 
Bir gelmeyin de saralım mevcut acıları! 
Bir gelmeyin!
Bir gidin!
Bir yok olun hepiniz!!! 





----


Not: Bu yazıyı "daginikanne.blogspot.com" adresinden farklı bir adreste okuyorsanız bilin ki çalıntıdır.

Lütfen emek hırsızlığına izin vermeyin...
DEVAMINI OKU

23 Kasım 2016

KLOSTROFOBİ

KLOSTROFOBİ
Bahçelerin yerini kreşler aldı... 
Komşular yerine öğretmenler var artık. 
Altı bezli, ağzı emzikli, anne diye ağlayan çocuklar kreşlerde, yuvalarda, okullarda...
Ne değişti? 
İnsanlar değişti. 
Mahalleler değişti. 
Büyük şehirler daha da büyüdü, binalar gökdelen oldu. 
Güvenlik şart oldu, her yer site doldu. 
Anneler babalar iş yerlerine gitmek için trafiğe doluştu. 
Çocuklara vakit kalmadı artık...
Yetemediler artık, yeten birini aradılar. 
Aynı onlar gibi olan ailelerin, 
Aynı kaderi yaşayan çocuklarıyla buluştular okullarda, kreşlerde, yuvalarda...
Anne baba çalışmak zorundaydı, 
Anneanne, babaanne çok uzaktaydı. 
Komşular tanınmıyordu bile... 
Anne gidiyor, baba geç geliyordu!
Bakıcı bulmak zordu, eş dost yoktu, güvensizlik çoktu. 
Okullar en güzeliydi: bilindik, teknolojik, eğitimli ve güvenli! 

Önceden 2 yaşında geldiğinde bahçeye çıkan çocuklar evde mahsur kaldı. Oksijeni pencereden bulmak yetmiyordu. 
Hiperaktif, dikkat eksikliği, öfke kontrol sorunu olan çocuklar arttı. 
Çocuklar erken yaşta stresle, depresyonla tanıştı. 
Toprakla hiç tanışmayan, taş altında solucan aramayan çocuklar son model tablet ve telefonlarda parmaklarını çalıştırdı. 
Susayınca komşusuna gidemedi, arkadaşlarıyla gizli yerler keşfedemedi, acıktığında annesi tarafından çağrılamadı. 

Yeni nesil çocuklar, artılarla dolu bir dünyada, eksilerle dolu bir şekilde yaşadı... 

Bahçelerin yerini okullar aldı, komşuların yerini öğretmenler...




----

Not: Bu yazıyı "daginikanne.blogspot.com" adresinden farklı bir adreste okuyorsanız bilin ki çalıntıdır.
Lütfen emek hırsızlığına izin vermeyin...

DEVAMINI OKU

16 Kasım 2016

SİMİT KÖFTESİ TARİFİ (YÖRESEL, KAHRAMANMARAŞ)


SİMİT KÖFTESİ
Kahramanmaraş yemeklerine nasıl giriş yaptığım ile ilgili detayları, simit köftesi'nden önce paylaştığım "ekşili turşu tarifi"nde anlatmıştım. Bu tarifi ekşili turşu ile yemenizi ısrarla tavsiye ederim, çünkü bu ikili ayrı düşünülemiyor... Tabii yanında ayranı da unutmamak lazım!

Gelelim simit köftesine, yine Kahramanmaraş'a özgü bir tarif. Görüntüsü kısırı andırıyor, aslında benziyorlar da. Farkları simit köftesi'ndeki malzemelerin pişirilip katılması ve tercihen taze ve sıcak olarak ekşili turşu eşliğinde yenmesi. 

"Simit Köftesi" ismini de ilk duyduğumda köfte bekliyordum (tıpkı ekşili turşuda turşu beklediğim gibi) :) Ama değilmiş. Gizem katmak için mi yoksa sırrını açıklamamak için mi değişik isim koyuyorlar bilmiyorum :) 

SİMİT KÖFTESİ TARİFİ (BEBEK İÇİN +12 AY):

MALZEMELER (yaklaşık):
Not: Tarif salata gibi olduğundan, bulgur-su oranı dışındaki miktarları zevkinize göre değiştirebilirsiniz. 

4 çay bardağı ince bulgur (simit ismi bu bulgurdan geliyor)
4 çay bardağı sıcak su
1 orta boy kuru soğan
1-2 dolu yemek kaşığı salça (biber-domates salçası karıştırırsanız daha lezzetli olur. K.Maraş'ta ağırlıklı olarak biber salçası kullanılır)
1 çay bardağından biraz fazla zeytinyağı
2 domates
1 yeşil biber
1 çay kaşığı kimyon
1 tatlı kaşığı pul biber
Tuz
Maydanoz
İsteğe bağlı acı biber

YAPILIŞI:
Bulguru geniş karıştırma kabımıza alıp üzerine sıcak su dökülür ve ağzı kapatılarak en az 10 dakika şişmesi için beklenir. 

Tavaya zeytinyağı konur, soğan doğranıp (ben ya robottan geçirir veya ince rendelerim) kavrulur. 
Kavrulan soğana yeşil biber ve domateste eklenir. 


Kavrulunca salça ve baharatlar da eklenip karıştırılarak pişirmeye devam edilir. 
Piştikten sonra ıslanan ve şişip hazır hale gelen bulgura ilave edilir ve iyice karıştırılır (yoğura da bilirsiniz). En son olarak ince kesilen maydanoz eklenip karıştırılarak tamamlanır. 


Bahsettiğim gibi sıcakken sofraya getirilir, sıcak sıcak yanında ekşili turşu ve ayran ile afiyetle hapur hupur yenilir :) 


kahramanmaraş yöresel yemek
Mükemmel ikili...
Ekşili Turşu tarifimi de burada bulabilirsiniz.

Afiyet olsun!

Yorumlarınızı bekliyorum. 
----
Not: Bu yazıyı "daginikanne.blogspot.com" adresinden farklı bir adreste okuyorsanız bilin ki çalıntıdır.
Lütfen emek hırsızlığına izin vermeyin...
DEVAMINI OKU
Blogger tarafından desteklenmektedir.